Tarihçe
Dünya
ticareti 1970'li yıllarda başlamış olan ekolojik tarımdaki gelişmelere
uygun olarak, Avrupa orijinli firmalar Türkiye'deki
firmalardan ekolojik ürün talebinde bulunmuş ve böylece 1984-1985
yıllarında ülkemizde ekolojik tarım başlamıştır. Bu yıllarda Türkiye
‘nin geleneksel ihraç ürünlerinden kuru İncir ve kuru Üzüm
ile Ege bölgesinde gerçekleştirilmiştir.
Daha
sonra bu ürünlere kuru Kayısı, Fındık gibi ürünler de katılarak
farklı bölgelerimize yayılmıştır.
İlk
yıllarda Avrupa kökenli bazı firmalar kendi ihtiyaçları olan ürünleri
anlaşmalı çiftçilerle yetiştirmek ve elde edilen ürünleri Türk ihracatçıları
vasıtasıyla kendi ülkelerine ithal edebilmek için Türkiye'de ekolojik üretim
projeleri tesis etmişlerdir. İlk yıllardaki bu ekolojik üretim
faaliyetlerinin danışmanlık, teftiş ve sertifikasyon gibi vazgeçilmez
esasları tamamıyla yabancı kişi ve kuruluşlarca yerine getirilmiştir.
1990'lı yılların başında bu konularda az sayıda da olsa Türk uzmanlar
yetişmişler ve yabancı firmaların ülkemizdeki temsilciliğini yapmaya başlamışlardır.
Ekolojik
Tarım hareketini sağlıklı bir şekilde gerçekleştirmek amacıyla 1992 yılında
Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) kurulmuştur. Aynı yıl içinde
İzmir'de yapılan "2. Akdeniz Ülkelerinde Ekolojik Tarım Konferansı",
ETO tarafından organize edilmiştir.Bu şekilde ekolojik tarım alanında ülkemizde
yeni bir süreç başlamış olup, İzmir bu hareketin merkezi durumuna gelmiştir.
Ekolojik
Tarım faaliyetlerinin ülkemizde ilk olarak Ege bölgesinde İzmir'de başlamış
olması, ürün işleme tesislerinin büyük kısmının İzmir'de olması ve üretilen
ürünlerin büyük kısmının İzmir limanından ihraç edilmesi nedeniyle, organizasyon
kuruluşları, kontrol ve sertifikasyon firmaları gibi ekolojik tarım sektörünün
hemen tüm kuruluşlarının merkez büroları İzmir'de yer almaktadır.
ETO’nun
da katkılarıyla "Bitkisel ve Hayvansal Tarım Ürünlerinin Ekolojik
Metotlarla Üretilmesine İlişkin Yönetmelik", Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı tarafından 18 Aralık 1994 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe
girmiştir. Bu yönetmelik AB normlarına uygun olarak hazırlanmıştır.
Organik ürünlerin dış satımını düzenlemek üzere çalışmalar da devam
etmektedir.
Günümüzde
yaklaşık 92 değişik üründe, 46.523 bin hektarlık arazi üzerinde 12.275
kadar üretici 168.306 ton ekolojik üretim yapmaktadır. Gümrük mevzuatındaki
bazı problemler nedeniyle ekolojik tarım sektörünün dışsatım yoluyla ekonomiye
katkısı net olarak bilinmemekle birlikte yıllık 150 milyon dolar civarında
olduğu tahmin edilmektedir.
Üretim
ve Dışsatım
Ülkemizde ekolojik tarımın gelişimini ürün
çeşitliliği, üretim alanı ve üretici sayısındaki değişim ortaya koymaktadır.
Üretilen
ekolojik ürün çeşitlerinin sayısı 1990 yılında 8 iken, 1999 yılında
92'ye ulaşmıştır.1990 yılında 1.037 hektar olan üretim alanı ise 9 yıl
içinde 1999 yılında 46.523 hektar; 1.037 adet olan üretici sayısı ise aynı
süre içerisinde 12.275 üreticiye ulaşmıştır.
Ülkemizde üretilen ekolojik ürünlerin hemen hemen tamamı ihraç
edilmektedir. 1998 verilerine göre
|
14.307,52 ton |
kuru ve kurutulmuş meyveler |
|
3.172,30 ton |
yaş meyve |
|
187,60 ton |
sebze |
|
2.684,17 ton |
tarla bitkileri |
|
11,66 ton |
tıbbi bitkiler |
|
502,92 ton |
diğerleri |
olmak üzere toplam 20.872,27
ton ihracat gerçekleştirilmiştir. İhraç ürünlerinden ilk 5 sırada çekirdeksiz
kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, kuru elma ve fındık yer almaktadır.
Ürün gruplarının toplam ihracat içindeki oranlarına bakıldığında
% 68,5'luk oranla en büyük payın kuru ve kurutulmuş ürünlerde olduğu görülmektedir.
Sözleşmeli Üretim
Ülkemizde üretilen ekolojik ürünler büyük ölçüde yurt
dışı pazarlara gönderildiğinden ekolojik ürün üretim miktarı ve çeşitliliği yurt
dışından gelen talepler doğrultusunda şekillenmektedir. İhracat organizasyonunun
gerekliliğinden dolayı üretimler organizasyon kuruluşları tarafından sözleşmeli
olarak çiftçilere yaptırılmaktadır.
Sözleşmeli
tarım üreticilere fiyat ve satış garantisi getirerek avantaj sağlamaktadır.Yapılan
sözleşmede taraflar üretim ile ilgili koşulları, fiyat ve varsa prim miktarını
açıklayarak mahkemeye başvurma hakkı saklı olmak koşulu ili kanuni güvence
altına alınmaktadır.
Ekolojik
üretimde belirli yasakların olması ve 2-3 yıllık bir geçiş sürecinden
sonra ekolojik üretime geçilebilmesi, uzun dönem üretim planlamasını
zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle yapılan araştırmaların yasal geçerliliğinin
olması ve taraftarların uyması ekolojik tarımın başarısı için şarttır.
Pazarlama
Ekolojik ürünlerin çok büyük kısmı dış pazara
sunulmakta ve bu ürünlerin bir kısmı doğrudan tüketilmekte, bir kısmı ise normal
mamul ürünlerin karışımlarında yer almaktadır.
|
Ekolojik
üretim projeleri ve pazarlaması farklı yöntemlerle gerçekleşir : |
|
1 |
Üretim projesi ülkede
yerleşik bir firma tarafından gerçekleştirilir ve ürünler bu firma
tarafından işlenir, paketlenir ve ihraç edilir.
|
|
2 |
Üretim projesi yurt dışından
yabancı bir kuruluş tarafından kurulur, elde edilen ürünler anlaşmalı
yerel firma tarafından fason olarak işlenir ve ürünler proje sahibi
firmaya ya işleyici kuruluş yada ihracat firması tarafından ihraç
edilir.
|
|
3 |
Üretim projesi yurt dışından
yabancı bir kuruluş tarafından kurulur, elde edilen ürünler yabancı
firmanın Türkiye'de tek başına veya ortak olarak kurduğu tesislerde
işlenir veya işleyici kuruluş veya ihracatçı firma tarafından
proje sahibi firmaya ihraç edilir.
|
Az
sayıdaki uygulamalarda da üreticiler kontrol ve sertifikasyon firması ile doğrudan
temas ederek ürünlerini sertifikalandırır ve serbest pazarda satışa sunar.
Kontrol ve sertifikasyon ücretlerinin küçük çiftçiler tarafından
üstlenebilecek düzeyde olmaması, teknik bilgi eksikliği ve danışmanlık
hizmetlerinin yetersizliği üreticilerin doğrudan sisteme ürün sağlamalarını
kısıtlamaktadır.